Psikoloğumuz diyor ki

 

IMG_1530Çocuğun ruhsal gereksinimlerinin başında güven ilgi sevgi kabul görme gelmektedir. Ayrıca gelecekte kişilik, uyum ve davranış problemlerinin gelişmemesi için dikkatli bir şekilde sevgi ile bezenmiş disiplinin de oluşması gerekir. Çocuklar kararlı ve akla yatkın görüş, tutum ve davranışlardan daha çok etkilenir ve dikkate alırlar. Ailelerin kararlı olmayan, nedensiz ve değişken tutumlarından karmaşa yaşayarak olumsuz etkilenirler. Bu durum aileye olan güven duygusunu da zedeler. Çocuklar öğüt ve yönerge verilmesinden daha çok ebeveyn davranışlarını dikkate alır ve çeşitli mekanizmalar gereği onlara öykünürler. Bu nedenle uygun olmayan davranışlar da gelişir. Özellikle öğrenme yetersizliği olan çocuklarımız yorum yapma ve kişiler arası ilişkileri belirleme yeteneklerinin sınırlı olması nedeni ile problem davranış geliştirmeye yatkındırlar.
Kuralcı ve baskıcı ailelerin çocukları da ailede demokratik olmayan bu tutumları benimser ve sergiler. Bu nedenle de sosyal alanlarda problemler yaşarlar.
Toplumumuzun genel aile yapısında sözel ve fiziksel şiddet ne yazık ki çok yaygındır. Şiddet kısa vadede çocuğun sindirilerek kontrol edilmesini sağlasa da uzun vadede ebeveynin çocuk üzerinde kontrolü kaybetmesine neden olur. Genellikle çocuklarla bir kargaşa, bağırış, çağırış şeklinde uygun olmayan iletişim kullanılır. Anne ve babalar çocuklarına bağırarak kendilerini rahatlattıklarını düşünseler bile, daha sonra suçluluk duygusu ile hatalı tutumlar sergileyebilir ve bu da çocukta olumsuz davranışların gelişmesine sebep olur. Ailede güven ortamı zedelenir.
Oysa olumlu iletişim kurabilmenin yolu, telaşsız, öfkesiz, ebeveynin kendi ruhsal süreçlerinden uzak tutum ve sözel yaklaşım sağlamaktır. Bu çocuğun güven duygusunu geliştirir, pekiştirir.
Çocukların kendi yaşıtlarından etkileneceğini unutmadan, onlara sağlıklı akran ilişkileri kurabilmeleri için platform oluşturulmalı, onları yetiştirirken yaşam prensipleri edindirerek ve bu prensiplerin ışığında arkadaş edinme, sürdürme ve gerekirse bu arkadaşlığı sonlandırma bilgisi ve anlayışı ile donatılmalıdır.

Aileler problem olan davranış ve tutumları, çok açık bir dille ele alarak nerede ve ne gibi sorunlar olduğunu çocuğa rehberlik ederek göstermeli. Bir konuyu ele alırken sabırlı, açık, tarafsız, makul bir tavır sergilemeli yani demokratik bir ortam sağlamalı. Soruna ışık tutarak problemi çocuğun görmesi sağlanmalı.
Ebeveyn olarak farklı bir kuşakta olduğumuzu unutmadan ve karşımızdaki çocuğun yaşını, duygularını, sınırlarını, değer yargılarını, beklentilerini, isteklerini, güdülerini, kişisel farklılıklarını dikkate alarak bilgileri ve sorunu dikte etmek yerine bunların çocuklar tarafından keşfedilmesine yardımcı olunmalı.
Dikkatimizden kaçırmamız gereken konu şudur; biz de denedik, yanıldık, inat ettik ve kendimizce bilgiye ulaştık. Bu şansı onlara da vermeliyiz. Yanılmaktan korkmamayı, her şeyin telafisinin olduğunu, yanlıştan dönmenin erdem olduğunu öğretmeliyiz.
Baskıcı, otoriter, şans tanımayan aileler verimsiz beslemeyen tarla gibidir. Çocukların gelişmesini, cesaretli olmasını, inisiyatif almasını engeller. Bu durumda çocuğun çekinik kişilik özellikleri göstermesine, birey olamamasına yol açar. Aileler sağlıklı, mutlu ve yeterli birey yetiştirebilmek için kendilerini aşmalı, geliştirmelidirler.
Psikolog Vedat İşler

 

Aşağıdaki formu kullanarak psikoloğumuza soru sorabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>